alper 的个人资料Sen değiş, dünya da deği...照片日志列表更多 ![]() | 帮助 |
|
7月22日 Yavru kedi ve otomatik pilotYeni doğmuş bir yavru kedi düşünün. Zamanı gelecek ve gözleri açılacak değil mi? Ama şu var. "Zamanının geleceğini bilmemek" Kediyi tutup sanki gözleri açıkmış gibi yürütmeye, dahası gözlerinin açılması için şöyle şöyle yapmalısın demeye lüzum var mıdır? Zamanı gelince gözleri açılacaktır zaten. Bu örnek hayatımızı anlatıyor. Japonya'da doğmuş olsa da, Çin'de doğmuş olsa da zamanı gelince her insan aynı şeyi görecektir.
Peki ne görecektir aydınlanan insan? Öncelikle aydınlandığınızı nasıl anlayacaksınız. Her insan elbette bu yaşamlarında aydınlanacak değildir. Ama aydınlanacak ve özgürlüğü keşfedecek olanlar öncelikle bunu isteyenlerdir. Kimseyi istemeye cehennemle bile ikna edemezsiniz. Önce size anlatılan neden varız, neler oluyor sorularının yanıtlarındaki tutarsızlıkları, eksiklikleri göreceksiniz. Sonra uzun uzun düşüneceksiniz ve herşeyin bir işleyişi olduğunu hiçbir mecburiyetin aslında olmadığını göreceksiniz. Gaipten gelen sözlerle değil yaşamdan aldığınız deneyimlerle görebilirsiniz bunu. Zamanla herşeyin mükemmelliğini göreceksiniz. Var olan herşeyin uyanan bir bilinci olacaksınız ve zamanla kendinizi "dengede" hissedeceksiniz. Var olmaktan ve diğer insanların ve herşeyin varlığından memnun olacaksınız. Sevgi sizi dengeye götürecek. Gelmiş geçmiş ve gelecek bütün kültürel koşullandırmalardan bağımsızlığınızı kazanacaksınız. Bunların tamamen insan ürünü olduğunu bilecek ve kültürlerin bu gelişimine saygı duyacaksınız ve aşacaksınız. Çünkü herzaman gelişmiş bir birey toplumsal düzeyin üzerindedir. Bu başına buyruk olacaksınız demek değildir. Bu, size anlatılan dini, geleneksel, moda vb tüm kalıpların artık sizin için işe yaramaması demektir. Kadın ve erkek dengesidir aynı zamanda. Bu denge biseksüellik, hem kadın hem erkek gibi olmak değildir. Bu kadın enerjisine ve erkek enerjisine aşina olmak demektir. Gelecekte erkek egemen din ve kültürlerin bu sebeple hızla değişeceği veya gideceği kesindir. Belki bir sakınca bu hızla, kadına olan borcun fazlaca ödenip bu kez de dengenin kadın lehine bozulması ihtimalidir.
Denge, evrenin merkezi olmak demektir. İnsan evrenin merkezidir evet. Sizin için sizden başka hiçbirşey yoktur. Hayır başkaları da var diyerek kendinizi kandırmayın. Bu egoizm değildir. Anlatmak istediğim şey şu. Siz kimse üzerinde yargıda bulunabilecek değilsiniz. Aileniz üyeleri dahil buna. Her fert ayrı bir kar tanesi gibidir. Geldiğimiz kaynak aynı, onun farkında olalım, kendimizin de farkında olalım ve diğerleriyle kardeşçe yaşayalım. Allah bunu istiyor. Diğer insanlar kendi merkezlerini yaşıyorlar. Tabi aslında büyük çoğunluğu yaşamıyor. Problemlerinin kaynağı da bu. Varlar, yaşıyorlar ama sanki olmamaları gerekliymiş gibi birer tabut oluşturuyorlar. Bunu yapmamalıyım, bana öyle söylendi, burda öyle yazıyor, bugüne kadar herkes böyle yapmış vs. Hayır. Tamamen özgürsünüz. O kadar özgürsünüz ki isterseniz kendinizi tanrı ilan edebilir, herkesi öldürmeye başlayabilirsiniz. Ama özgürlükler dünyada dengelenirler. İnsanları öldürmeye başlarsanız yakalanıp, ceza yersiniz, ailenizi terkederseniz yalnız kalırsınız vb. Yeryüzünde insana emir koyan yoktur, unutun. Özgürlükler arası denge sağlama işi devlete geçtikçe dinler de tarihsel görevlerini tamamlamış olacaklar.
Deniliyor ki, Allah bir kuşa bile ihtiyacı olan gagayı, yuva kurmayı, kanatları vermiş, eksiksiz yaratmış. Peki insan eksik midir? Elbette değildir. Ama eksik hissettiriliyoruz ki bağımlı hale gelelim. Bu eksikliğinizi tamamlamanız lazım. İşte ibadetler, emirler, yasaklar vb. Hayır. Eksik değiliz. İnsan aklı ve vicdanıyla bulunamayacak hiçbirşey kutsal kitaplarda yazılmamıştır. Çünkü eksik değiliz. Yaşamın bir amacı vardır o da yaşamak. Yaşam kendi içinde dengededir. Biz alt sistemler olarak kendi içimizde dengede değiliz sadece. Yaşadığımız herşey iyidir. Hata yaparsak öğreniriz yapmıyorsak birilerine öğretiyoruzdur. En nihayetinde öğreneceğimiz şey bütünlüktür. Tüm varoluşun birbirine bağlı olduğudur. Bu kozmostur kaosun karşıtı. Düzendir, sevgi içinde var olmaktır.
Kültür yaşayan birşeydir. Nesilden nesile aktarılır. İnsanlar bu kültüre birer tuğla ekleyerek bazılarını çıkararak katkıda bulunurlar. Nesiller arası devamlılık olmasaydı ilerleme olmazdı. Kültür otomatik pilottur. Çoğumuz kontrolü ona bırakmışızdır. İçinde doğduğumuz kültürü önce öğreniyoruz sonra yaşıyoruz eğer bu kültür bizim için yeterli düzeyde değilse o noktada problemler başlıyor. Tabi bunu günün modasına uymak isteyen ve ebeveylerini eski olmakla suçlayan gençlerin kuşak çatışması ile karıştırmamak lazım. Hem kuşaklar neden çatışır ki anlamak mümkün değil. Bir süreç var ortada. Eski nesil yeniyi kontrol etmek istiyor. Yeni nesil eskinin eseri olduğunu göremiyor. Şuanki dünya üzeri kültürler size sizin gibi olmayanı sevme diyor, öldür diyor, cihat diyor, haçlı seferi diyor. Diyor da diyor. Onların kültürü de öyle diyor. Çünkü korku hakim. Sevginin karşıtı olarak korku. Korku ayırır aynı zihin gibi. Allah'tan da korkarsanız ondan da ayrı düşersiniz hatırlatayım. Ders kitaplarımızda, din kitaplarımızda korkutulduk. Biz korktuk onları da korkuttuk. Böyle giderse korktuğumuz başımıza gelecek. Çünkü korku da bir düşüncedir ve düşünmek yaratmaktır.
Artık tüm insanlığın bir çatı altında birleşmesi gerekiyor. Bu çatı sizce ne olabilir? Dinler arası diyalog dedikleri hristiyanlık lehine gelişecektir ve bu dengesizlik korku üretecektir kaçınılmaz olarak. Çatı insanlık olacak. İnan hakları evrensel beyannemesi altına her din belli bir müddet varlığını koruyacaktır ama sonunda yerlerini en kutsala yani bilincin sahibi insanlığa bırakacaktır. Bu uzun bir süreçtir ama tek yol budur. Aksi halde işbirliği asla gerçekleşmez ve kıt kaynakların artan nüfusu besleyememesi nedeniyle savaşlar, acılar bitmez. 7月14日 ŞİİR: SeslenişBir derin sesleniş sanki ismin dudaklarımda,
Kalabalık sokaklarında şehrin can katan yalnızlığıma, Bilemem belki bulur yerini bir gün, bir anlık da olsa, Varlığınla doğan güneşimin gölgesinde, mutlu bir kelebek gibi, Veya en keyifli sohbetimin kaynağı, Her dem ışıl ışıl, Her dem aşk dolu gözbebeklerinde.. Bilemem belki çoktur bana, Yanımda huzur dolu otururken görmek seni, Sadece "soğuktu" diyebileceğim sensizliğe veda etmek, Ve geçmek dünyadan, sıcak bir gülüşüne sessizce.. Korkarım birgün olur da biterse bu film, bu senfoni, Zalim kadere inat yaram kalbimde saklı kalmalı, Hayat zindanında gözden kaybolduktan sonra bile, Son tuttuğum eller senin olmalı.. alper 7月9日 DÜŞERİMİşte bu yollardaydı,
Yorgun argındın, hala ona koşardın, Hayret, adımlarım, unutulmuşsun. Tek tek düşürdüm ben de yaprakları dalından, Ya rüzgara emanetti nefesim ya yağmura, Dinle, hala duyuyor musun?.. Azdı hep rengini hatırladığım dakikalar, Kimi gün batımında, belki ağladığımızda. Sanki bir ben var şimdi siperde gizlenmiş, Ecel gibi soğuk düşünceler arasında, Diğer ben habersiz hedefte gezinmekte.. Nişan almışım kalbime sızım sızım, Mermi doldurmuşum yokluğunla geçen gecelerimle, Kör talihi bekliyorum şimdi, çeksin tetiği, O vakit asırlar belki gün olur, Artık döner, dönülmez bildiğim yolculuklardan haberin, Razıdır çoktandır iliklerime işlenmiş verilen sözler unutulmaya, Zira beklerim bildim bileli kendimi, Seni isterim, düşlerim, düşlemezsem düşerim.. alper |
|
|